HİKAYE

BİR BRÜKSEL HADİSESİ...


Kiki ve Miki Bulgaristan’ın bir köyünde yaşayan fakir iki çalgıcıdır. Tek hayalleri plak çıkarıp, meşhur olmaktır. O derece saf olduklarından kendilerine Belçika'ya vize çıkmasını beklerler. Bu durumdan yararlanan köyün kurnazı Biznesmen Bayram, Belçika’da tanıdığı Plakçı Şehmuz’u ayarlar. Amacı Kiki ve Miki kardeşleri pazarlayarak, plak yapımcısı Şehmuz’dan para koparmaktır. Kiki ve Miki köyüne ve yatalak annesine veda ederek Belçika’nın yollarına düşer.


Ama artık plak sektörü eskisi kadar parlak değildir. Kiki ile Miki’nin gelişini öğrenen Şehmuz onları para kaynağı olarak görüp her türlü dolandırıcılığı yapma peşindedir. Yalnız küçük bir sıkıntı Kiki ve Miki’nin geleceği saati Şehmuz’un sekreteri yanlış anlar ve tüm macera burada baslar. Havaalanından inen Kiki ve Miki yanlış taksiye binerek, Şehmuz zannettikleri bambaşka bir adamın kapısını çalarlar.


Bu esnada şehirde Sabit adında bir komisere devlet bir görev vermiş, çalıntı tabloyu bulması istenmiştir. Bu tabloyu belli sürede bulamazsa başına her türlü is açılacaktır. Bakan Kemal’in ise bu oyunda büyük parmağı vardır. Devletin aradığı esas orijinal tablo Bakan Kemal’in evindedir. Bakan Kemal gerilen olaylardan dolayı tabloyu elinden çıkarmak ister, tahsilatı gerçekleştirmesi için adamlarına emir verir. Tablonun teslimatı Kuryeci Neco tarafından yapılacaktır. Fakat Kiki ve Miki yanlış taksiye bindikleri için soluğu Kuryeci Neco’nun yanında alırlar, yaşanan olaylar zinciri traji-komik sonuçlar doğurur ve beklenmedik bir macera onları bekler.